Kimdir?

Türkiye’de “bağımsız müzik” denince ilk akla gelen isimlerden Can Kazaz, çocuk yaşta edinmeye başladığı müzisyenlik deneyimini ve müzik endüstrisindeki mücadelesini tüm samimiyetiyle paylaşan biri. Doğup büyüdüğü İstanbul’un, ruh hali üzerindeki etkilerini müziğinde sıklıkla duyabiliyoruz.

Güney Güneyan’a verdiği röportajda İstanbul’u neden sevmediğini şöyle açıklıyor Kazaz;

“…Sosyalleşme kapasitesi sınırlı bir insanım ve burada sokakta olduğunuz her an çok fazla insanla dip dibesiniz. Ben bir başına olmaya düşkünüm. Belirli aralıklarla kendime kapanmak psikolojimi sağlıklı tutuyor. İstanbul buna çok az imkan veriyor. Havası, suyu, gıdası da kirli. Denizine girilmiyor, toprağına değmek için kilometrelerce asfalt ve beton aşmam gerekiyor. E nesini seveyim ki ben bunun? Sessiz sakin, insanların birbirine hoşgörülü ve farklılıklarına saygılı olduğu bir yerde, doğama uygun yaşamak istiyorum. Öbür türlüsü sağlığımı bozuyor. Doğru zaman geldiğinde de gideceğim hakikaten…”

– Önce Vatan Gazetesi – 21 Temmuz 2016 – ‘İsviçre Çakısı; Can Kazaz!’

Üniversite yaşantısına Kültür Üniversitesi Fizik Bölümü’nde başlıyor. Ancak bir yıl sonra müzikle olan bağı, onu İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü‘nü tam burslu kazanıp, yüksek onur derecesiyle ve bölüm birincisi olarak mezun olduğu bir deneyime sürüklüyor. Litvanya’da Rytis Mazulis ve Türkiye’de İlhan Usmanbaş, Kamran İnce gibi ülkelerinin usta bestecilerinin öğrencisi olup akademik çalışmalar da yapıyor. Yeni müzik besteciliği ve akustik ekoloji konularına ağırlık veriyor.

Freezone Dergi’de, fizik öğrenimini bırakıp müzik bölümünde okumaya nasıl karar verdiğiyle ilgili soruları şöyle yanıtlıyor;

“…Fizik öğrenimini bırakmaya aslında Fizik bölümünü kazandığımda karar vermiştim. Sevdiğim bir bilim dalı olmasına rağmen, sayısal olarak yeterince iyi seviyede değildim aslında. Vasat kalacağım ve bu yüzden de mutsuz olacağım bir işi yapmak istemedim…” diyor ve ekliyor “…İç sesim herkes bana karşı olsaydı bile ‘sürünsem de müzik yapacağım!’ kararını haykırıyordu zaten. Çevremde şaşıran da vardı, beni destekleyen de…”

– Vodafone Freezone Dergi – Nisan 2016 Sayısı – ‘Vodafone Freezone Sahne: Can Kazaz’

Bugüne kadar bağımsız kalarak Türkiye’nin en büyük sahne ve festivallerinde şarkılarını dinleyicilerine ulaştırdı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde hem araştırma görevlisi olarak Can Kazaz’ın iş arkadaşı olan hem de menajerliğini üstlenen Ateş Erkoç’un girişimiyle BİLGİ Music Label kuruldu ve BML, ilk çalışmasını da Can Kazaz’ın “Yine mi Sen İstanbul” isimli teklisiyle gerçekleştirmiş oldu.

Plak şirketleri ve sektördeki önemli organizatörlerin ilgiyle takip ettiği Can Kazaz; Habertürk gazetesine verdiği röportajda beğeni toplayan “Yollar ve Su” albümünün neden bir plak şirketinden çıkmadığıyla ilgili bir soruyu şu şekilde cevaplıyor;

“…Yaptığım işin kazancının çoğunun müzik şirketi sahiplerine gitmesini ve yapacağım müziği onların kriterlerine göre belirlemeyi istemedim. Bu albüm müzik şirketinden çıksa bambaşka bir şey olurdu. Benim derdim, şarkı söylemek değil, bestelerimi sunabilmekti…”

-HT Cumartesi  – 7 Haziran 2014 –  ‘Türkiye’de müzik uyuşturucu gibi dinleniyor’

2016’daki yükselişinin ardından, iz bırakan çalışmalarından biri olacak yeni bir albüm üzerinde çalışıyor. Şubat 2017‘de piyasaya çıkması beklenen albümün prodüksiyonunu her zaman olduğu gibi yine Can Kazaz üstlenecek.